EĞİTİM DÖNEM SONU 2017

Başladık ve bitti….Zamanın geçiş hızına birşeyler sıkıştırılabildi mi, tartışılır….Eğitim bu ülkenin en baş sorunudur. Savaş tamtamları duyulmasına rağmen…Teröre rağmen…Ekonominin açmazlarına, şiddetin kıyımlarına, adaletin görünmezliğine, yönetimdeki bilinmezliklere kadar pekçok şeye rağmen bu ülkenin en önemli sorunu eğitimdir. Değerlendirelim:

15 Temmuz darbesi gündemin ilk maddesiydi……Bu tehdidin eğitim kanalıyla her yere sızdığı ve devleti sarmaladığı dillendiriliyordu herkesçe….Atılan adımlar  askeri okulların sivilleştirilmesi, değerler verme adına din içerikli derslerin bütün okullarda yaygınlaştırılması, müfredat içerikleri ile ilgili değişimler…Hadi yanına performans ölçüm esaslı öğretmen çalıştırma denemelerini de ekleyelim. Benim aklımda kalanlar bunlar ve hepsi evinizin eşyalarını yenileme gibi fizyolojik değişim dışında bir anlamı yok. Oysaki sorunlar derya deniz…Fizikî sorunları bir yana bırakırsak;

1-Çocuklarımızın zihinsel açılımlarını, zeka gelişimini sağlamak için daha fazla uyaranla muhatap etmeliyiz. Yani kurumsal eğitimin 3 yaş sonrası yaygınlaştırılması zorunluluğu vardır; velâkin buna ilişkin adım atılmamaktadır.

2-Annelik-babalık eğitimleri bu ülkede ihtiyaç ötesi artık zorunluluktur. Herkes dillendirir, ama uygulayıcılar duymaz. Pahalıdır ama bir yerden başlamak lâzım.

3-Çocuklar okulu sevmiyor. Gitmek istemiyor? Neden acaba?

4-Öğretmen okulu sevmiyor, kendisini değersiz hissederek sadece mecbur olduğu için okula gidiyor. Verimi nedir? Sebebi nedir?

5-Bilginin artık bilgisayar tuşlarında, cepte taşınan ufacık bir alette olduğunu bilen nesli, hangi kazanımlar için binalara topluyoruz? Ne zamana kadar eğitim sadece bilgi aktarımı olarak devam edebilecektir?

6-Yaşanan darbe travması, savaş etkileri bütün değerleri altüst etmiştir. Ne öğretmenler ne öğrenciler ne de veliler bu travmayı atlatamamışlardır. 15 Temmuzu okullarda anlatmak veya o günü resmî kutlama yapmakla bu nesli iyileştirmemiz mümkün değil.” Ne yaparsam yapayım, altedileceğim birilerinin düzenine tabi olmazsam hayata yenileceğim, çalmalı çırpmalı, uğraşmadan kolay yoldan sadece hedefe kilitlenmeliyim” zihniyeti ile öğretmenler bol keseden not dağıtıyor, öğrenciler sınav sonuçlarındaki zirve için hertürlü aymazlığı yapıyor, idareciler kimse şikayetle karşılarına gitmesin diye bütün talepleri (yasal veya yasal olmayan) yerine getiriyor, veli ve öğrenciler pervasızlıkta tavan, öğretmenler ahlak dışı davranışta vurdumduymaz ve menfaatçi oldular. İyilik, doğruluk, dürüstlük, adalet eğitimde tedavülden kalktı. Nasıl insan yetiştiriyoruz?

7-Öğretmenlikte uzmanlık, başöğretmenlik sadece üçbeş kuruş oldu, o da diğerlerine tanınmayan birkez tanınan bir imkan…Yönetici veya diğer kariyer imkanları sınavsız ve yöntemleri tartışılır bir şekilde güzergahlandığı için beklenti dışı ve hayallerden de çıkarıldı. Sınıfında başarı tatmininden başka motivasyonu olmayan, barınma, ulaşım sorunlarıyla da boğuşan eğitim neferlerinin motivasyon artırıcı hiçbir köprü kurulmamış, çözüm aranmamıştır.Ne sistem getiriseniz getirin düzene inançsız bu neferler silahla kazandıklarınızı kalemle kazanamayacaklardır.

8-Hangi okulda ne yetiştiriyoruz? Bütün okullar Anadolu oldu….Sınav puanına göre yerleşiyor. Meslek liseleri ülke piyasaları için değil…Akademik liseler sayıca çok ve hedefsiz bir kitlenin 15-18 yaş gözetimlerinin yapıldığı bir yer…İmam hatiplerimiz orta okullaştı ama diğer meslek liselerinde bu yok. Hangi eğitim felsefesindeyiz? Mesleğe yönlendirelim mi ve ne zaman? Bu kadar farklı niteliklere aynı yükü yükleme mantığı bizi bir yere götürmediği görülmedi mi? Spor lisesi ve güzel sanatlar işlevsiz ama var…

9-Üniversiteler meslek liseleri mi olmalı? Bilim nerede yapılacak?10/06/2017

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !